Bitkilerin Enerji Santralı: Rubisko Bitkisi

Bitkilerin Enerji Santralı: Rubisko Bitkisi

Belki de adını daha önce hiç duymadığınız rubisko enzimi, bitkilerin fotosentez yapması ve atmosferdeki karbondioksit dengesi için hayati önem taşıyan bir enzim türüdür. Cansız atomlardan oluşan bu mucize enzim, nasıl olur da karbondioksit molekülünü adeta bir kimyager gibi şekere ya da nişastaya dönüştürebilir?

Rubisko enzimi, diğer enzim türleri gibi hızlı çalışmak yerine yavaş çalışarak tüm canlı yaşamı için nasıl bir fayda sağlar?

Enzim, insan aklının zorlukla çözebileceği kadar detaylar içeren ve canlı yaşamı için hayati önem taşıyan kimyasal bir mucizedir. Bu nedenle canlıların bünyelerinde gerçekleşen kimyasal reaksiyonların başlatılması ve hızlanması için gereklidir. Enzimler olmadan hiçbir mineral, vitamin veya hormon görev yapamazdı. Vücut içindeki en basitinden en karmaşığına kadar hemen hiçbir fonksiyonunuz çalışmaz ya da neredeyse duracak kadar yavaşlardı. Örneğin enzimler olmasaydı bu yazıyı okumanız 40 bin sene sürerdi. Yalnızca bu örnek bile, enzimlerin önemini anlamamız için yeterlidir. Ancak enzimlerin hayati fonksiyonları sadece insan vücudundaki bu işlevleri ile sınırlı değildir.

Atmosferdeki Karbonu Yakalayan Bitki Enzimi

Allah'ın dilemesiyle genlerin kontrolünde oluşan ve yine onların kontrolünde hareket eden proteinlerden biri de rubisko isimli enzimdir. Bitki hücrelerinde bulunan bir enzim olan rubiskonun görevi, havadaki karbondioksit molekülünü yakalamaktır. Yapısı hem oksijeni (oksijenaz) hem de karbondioksiti yakalamaya uygun olan bu enzimin oksijeni değil de karbondioksidi yakalaması hayati önem taşır. Çünkü bitkilerin fotosentezi ve atmosferdeki karbondioksit dengesi, bu sayede gerçekleşir. Oksijen moleküllerinin de rahatlıkla tutunabileceği bir yapısı olmasına rağmen, rubisko sadece karbondioksit molekülünü tutarak, bir dizi kimyasal işlem sonucunda besin elde edilmesinde rol oynar.

Rubisko Enzimi Neden Karbondioksit Molekülünü Yakalıyor?

Karbon, canlılar için en hayati elementtir. Çünkü bütün canlı maddeler organik karbon bileşiklerinden oluşmuşlardır. Fakat atmosferdeki ve yeryüzündeki karbon, karbonat mineralleri ve karbondioksit gazı gibi yüksek derecede oksitlenmiş haldedir. Bu nedenle karbonun faydalı ve kullanılabilir olması için organik bileşikler haline dönüştürülmesi gerekir. Bu önemli karbon bağlama görevini güneş enerjisi ile çalışan bitkiler gerçekleştirirler. İşte bitki hücrelerinde bulunan rubisko adlı enzim, havadaki karbondioksitten şeker meydana getirerek canlılığın devamı için önemli bir görev üstlenir.

Yakalanan Karbondioksit Molekülü Nasıl Kullanılıyor?

Rubisko havadaki karbondioksiti alır, onu beş karbon atomlu bir şekere ekleyerek bitki hücresinin kendi ihtiyacı olan altı karbonlu yeni bir şeker molekülü oluşturmasına yardımcı olur.

Oluşan yeni şeker molekülünü, üçer karbon atomu içeren iki eş moleküle böler. Bu moleküllere “fosfogliserat”, bu işleme ise “karbon bağlama döngüsü” denir.

Hücrede fosfogliseratları kullanmak için pek çok yol vardır. Her altı fosfogliserit molekülünden beşi tekrar karbon bağlama döngüsünde kullanılırken, biri sakkaroz (sofra şekeri) yapmak için kullanılır veya daha sonra kullanılmak üzere nişasta olarak depolanır. (Rubisco “Highly Tuned” for Fixing Atmospheric Carbon)

Rubisko’nun Seçici Özelliği

Rubisko enziminin fotosentez işlemini yapabilmek için havadaki karbondioksidi yakalaması gerekir. Fakat havada oksijen miktarı karbondioksitten çok daha fazladır. Gaz halindeyken oksijenin karbondioksitten 500 kat daha fazla olduğu, 250C’de ise 25 kat daha çok oksijen bulunduğu bilinmektedir. Bu durumda rubiskonun, ortamda karbondioksitten daha bol ve aktif durumda olan oksijeni seçmesi beklenir. Fakat rubisko zor olanı seçer. Adeta hayat kurtarıcı rolünü bilen bir “şuurla” ortamda daha az bulunmasına rağmen karbondioksiti bağlar. Peki aklı ve şuuru olmayan bir enzim niçin daha zor olan bir işlemi yapmayı seçmektedir?

Enzimin, dünyadaki oksijen-karbon dengesini sağlamadaki görevini bilir gibi hareketler sergilemesi, hassas hesabı, kendisi için gerekli olan molekülü tanıması, bir dizi işlemi gerçekleştirmek için bir seçim yapması, ancak Yüce Allah'ın emriyle gerçekleşir. Rubisko bir enzimdir yani cansız moleküllerden oluşmuştur. Cansız moleküllerin adeta şuur sergilemeleri, yeryüzünün tek hakiminin, üstün ve güçlü olan tek Yaratıcı'nın Allah olduğunun açık delillerinden yalnızca biridir. Rabbimiz, yoktan yaratan ve dilediği varlıkta Kendi sonsuz aklını tecelli ettirendir.

"Haberiniz olsun; şüphesiz göklerde kim var, yerde kim var tümü Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar bile, şirk koştukları varlıklara ve güçlere (gerçekte) uymazlar. Onlar yalnızca bir zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminde bulunarak yalan söylemektedirler.'" (Yunus Suresi, 66)

Rubisko Diğer Enzimlerin Aksine, Neden Oldukça Yavaş Çalışır?

Benzer enzimler saniyede binlerce molekülü işleyebilirken rubisko saniyede sadece üç karbondioksit molekülünü bağlar. Rubiskonun bu özelliği bilim adamlarının yıllardır merakını uyandırmıştır.

Bilim adamları rubiskonun bu denli yavaş çalışmasının dünyadaki besin zincirine çok daha fazla verimlilik getirdiğini, rubiskonun bir amaç doğrultusunda yavaş çalıştığını keşfetmişlerdir. Çünkü bitki hücreleri rubiskonun bu özelliğinden dolayı çok daha fazla rubisko enzimi üretirler. Nitekim bitkilerin bazen toplam protein hacimlerinin %50’si gibi oldukça fazla miktarlarda rubisko sentezledikleri saptanmıştır. Bu, yeşil bitkilerde fotosentez işleminin gerçekleştiği organeller olan kloroplastlardaki proteinin yarısını rubiskonun oluşturması yani bitkideki protein miktarının artması anlamına gelir.

Açıktır ki rubisko enzimi daha fazla besin sağlamak için diğer enzim türlerinin aksine oldukça yavaş çalışmaktadır. Eğer rubisko Yüce Allah’ın belirlediği hızdan daha süratli çalışsaydı, hiç protein üretilmeyecek veya az miktarda protein üretilecek belki de besin maddesi oluşmayacaktı. Bu ise yaşamak için besin kaynağı bulamamamız anlamına gelecekti. Kuşkusuz tüm canlıları rızıklandıran ve herşeyi kusursuz bir denge ile yaratan Yüce Allah, rubisko enzimini de canlıların yaşamını devam ettirmesi için en uygun ölçüde yaratmıştır.

"Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir. " (Furkan Suresi,2)

Rubisko Enzimi Allah’ın Kontrolü Altındadır

Soluduğumuz havadaki oksijenin ve vücudumuzun ihtiyaç duyduğu besinlerin oluşmasında önemli görev üstlenen rubisko enzimi, kuşkusuz her şeyi tek bir emriyle yaratan Yüce Allah'ın rahmetidir. Yaşamımız için gerekli olan sayısız şartlardan sadece bir tanesi olan rubisko enziminin yokluğunda bile canlılığın sona ereceğini bilmemiz, Yüce Allah’ın yaratışındaki kusursuzluğu açıkça göstermektedir. Rabbimiz insanları, şahit oldukları bu gerçekler üzerinde düşünmeye, yarattığı nimetleri unutmamaya, gördükleri mucizevi olaylar karşısında Allah’ı hamd ile tesbih etmeye çağırır. Yüce Allah Kuran ayetlerinde insanlara şöyle buyurmaktadır:

"Allah, her şeyin Yaratıcısı'dır. O, her şey üzerinde vekildir. Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Allah'ın ayetlerine (karşı) inkar edenler ise; işte onlar, hüsrana uğrayanlardır. " (Zümer Suresi, 62-63)

Evrimcilerin Büyük Yanılgısı

Evrimciler Yüce Allah’ın üstün aklını ve yaratışındaki kusursuzluğu kavrayamadıkları ve doğadaki her şeyin kör tesadüfler sonucu oluştuğuna inandıkları için rubiskonun yavaş olma özelliğini de önceleri verimsizlik olarak nitelendirmişler ve kendi düşüncelerine göre sözde bu kusuru gidermek, söz konusu enzimi hızlandırmak için onu mutasyona uğratmışlardır. Ancak rubiskodaki çok az bir değişiklikle bile, bu enzimin ihtiyaç duyulan oksijenaz (havadaki oksijeni yakalayan) reaksiyonlarına çok daha az izin verdiği gözlenmiştir.

Mutasyonlar sonucunda rubisko karbondioksit yerine oksijen tutmaya başlamıştır. Bu büyük bir sorundur. Çünkü bu şekilde bitkiler ve fotosentez yapan mikroorganizmaların karbonu oksijene çevirecek sistemlerini daha en başından engellemişler ve hiç ihtiyaç yokken atmosferdeki oksijenin tutulmasına neden olmuşlardır. Bu durum ise, dünyadaki hayatın son bulmasına neden olur. Tüm bunlar göstermektedir ki; rubisko enzimi verimsiz olmanın aksine karbon yakalamak için kusursuzca yaratılmış bir düzene sahiptir. Yapılan deneyler, Yüce Allah’ın doğadaki her şeyi mükemmel bir denge ve kusursuz bir düzen içinde yarattığını, hiçbir şeyin tesadüfen olamayacağını bir kez daha insanlara göstermiştir. Yüce Allah bir Kuran ayetinde iman etmeyenleri kendi kurdukları tuzaklar ile darmadağın ettiğini şöyle bildirir:

"Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah'a karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size. " (Enbiya Suresi,18)

Fotosentez ve Atmosferdeki Karbon Döngüsü

Atmosferdeki karbondioksit kara bitkileri tarafından, suda çözülmüş bulunan karbondioksit de sudaki bitkiler tarafından alınır ve fotosentez işleminde kullanılır. Ölen bitkilerin bozucu bir özelliği vardır; atmosfere karbondioksit verirler. Hayvanlar, bu bitkilerden açığa çıkan karbonu alır ve kullanırlar. Denizlerdeki organizmalarsa öldüklerinde karbon bakımından zengin bitkiler oluştururlar.

Foto sentetik bakteriler ve bitkilerin kullanımı için atmosferdeki karbonu bağlayan dünyadaki en önemli ve yaygın enzimlerden biri olan rubisko, yaptığı bu işlem sayesinde yaşadığımız gezegeni fazla ya da artık karbondioksitten temizler. Söz konusu enzim sayesinde her insan 6-12 kg ağırlığı için atmosferdeki karbonun yılda %15’ini işleyen bu moleküler makinelerden yararlanır.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Bilim ile ilgilenir misiniz?:

Son yorumlar