Mars ortamında 500 gün yaşayacaklar

500 gün süreyle Mars'a gitmiş gibi yaşayacaklar; ama aslında bakın nerede olacaklar...

Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ile Ruslar 'ın ortak deneyi Mars'a seyahat simülasyonu için 6 kişi yarın 500 gün süreyle dış dünyaya kapalı penceresiz bir konteynıra hapsedilecek.

Hepsi erkek 3 Rus, 1 Fransız, 1 İtalyan ve 1 Çinli'den oluşan mürettebat, uzay gemisinin zorlu ve konforsuz ortamının yaratıldığı bir konteynırda zor bir deney ve egzersiz programına tabi tutulacak.

Merkezi Moskova'da bulunan Tıbbi ve Biyolojik Hastalıklar Enstitüsü, ESA ve Çin uzay kurumunun ortak yaptığı Mars-500 deneyinin asıl amacı, gelecekteki gerçek bir uzay yolculuğu mürettebatına stres ve yorgunlukla daha iyi başa çıkabilmelerini sağlamak için uzun zaman tecridin etkilerini incelemek.

İcatları Uğruna Ölen Mucitler

Günümüz tüketim çağında mucitlik çok daha basit ve güvenli bir iş. Ancak bir zamanlar yeni buluşlar uğruna insanlar yaşamlarından bile olabiliyordu. İşte mucidini öldüren buluşlar...

Teknolojinin ve bilimin hızlıca ilerleidği mucitler çağında, yeni buluşlar yapmak sadece bilimadamlarının işi değilidi. Yetenekli insanlarda biraz araştırmayla yeni icatlar bulabiliyordu. Ancak bu dönemin en kötü yanı ise ilk kez tasarlanan bu icatların tehlikeli olma ihtimallerinin yüksek olmasıydı.

Günümüzde modern bilim ve tüketim çağı nedeniyle artık sıradan insanlar yeni icatlar peşinde koşamıyor. Eğtiim almış uzman kişiler büyük test merkezlerinde günlük yaşantımızı değiştirecek yeni ürünler tasarlıyor. Sizin için hayatlarını adadıkları icatlar uğruna ölen mucitleri bir araya getirdik.

Paraşüt kıyafetin azizliği

Franz Reichelt adlı mucit dünyayı değiştireceğini düşündüğü bir icadın üzerinde çalışıyordu. Paraşüt kıyafet adlı tasarımını denemek için 1912 yılınd yerel oteritelerden Eyfel Kulesin'den aşağıya atlamak için izin aldı.

Morse Telgrafı

1793'te Convention Meclisi, Claude Chappe'inkini resmen tanıdı diye öteki mucitlerin kabuklarına çekildiklerini ve kendilerini yenilmiş saydıklarını sanmamalıyız. Mucit her şeyden önce inançlı kişidir. Dehasına çılgın bir güven vardır ve hatta bir rakibin başarısı bile kendisinin yanlış yolda olduğuna inanması için yeterli değildir. Öyle ki, Chappe şebekesi kurulup işletilmeye başlandığı halde, optik telgrafın en iyi yol olmadığına, ses ve elektriğe dayanılarak daha verimli sonuçlar alınabileceğine inananlar, kanılarına uygun araştırmalarını sürdürmeye devam ettiler.

Özellikle elektrikli telgraf birçok muciti meşgul etmekteydi. Çünkü gece ve sisten etkilenmeyişi, düzenli kullanılmasını ve güvenilir bir araç olmasını sağlayacak bulunmaz bir nitelikti. Böyle düşünenlerin başında Georges Lesage (1724-1803) gelmekteydi. Meydana getirdiği her biri alfabenin bir harfini yollayan 24 tellik makineyi 1774'te denemeye koydu. Ucuna bağlanan bir elektrostatik makineyle elektriklenmiş olup öbür uçta bulunan ufak bir topu itmekteydi. Bu sistem değişik şekiller altında Fransa'da Lomond, Almanya'da Reiser, İspanya'da Bettancourt, sonra da Salva tarafından denendi.

Barutun icadı, barutu kim buldu?

Barut güherçile, kükürt ve kömür tozundan meydana gelmiş patlayıcı bir maddedir. Ateşli silahlarla mermiyi atmak için kullanılır. Çok kez, "karabarut" adıyla anılır. Barutun çok eski bîr tarihi vardır. M.Ö. 1000 yıllarında, Çinliler, ateşi bir savaş silahı olarak kullanırlardı. Gerek Doğu'da, gerekse Batı'da, alev ve ateşten savaşlarda da yararlanılıyordu. Özellikle Çin ordusunda, dehşet saçan savaş arabaları vardı ki, bunların görevi çömlek ve güllelerin içindeki ateşi düşman ordusuna atmaktı.

Batılılaın, ateşli silahları Doğululardan öğrendikleri sanılıyor. Ancak, tarihçi Home-ros'un (M.Ö. IX. yüzyıl) eserlerinde, ateşli silahlar üzerinde herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadır. Peloppones Savaşları'nda (M.O. 428-424) içlerinde kömür, kükürt ve zift gibi yanıcı maddeler bulunan toprak kapların mancınıklarla atıldığı biliniyor. Ne var ki, bu yoldan çıkarılan yangınlar, üzerine toprak atmakla kolaylıkla söndürülebiliyor, büyük bir zarara yol açması önleniyordu.

Biyoloji Biliminin Tarihi Gelişimi

BİYOLOJİ BİLİMİ

Orta Çağ

Ortaçağ İslâm Dünyası'ndaki biyoloji araştırmalarını, bitkibilim ve hayvanbilim çerçevesinde değerlendirilecek olunursa, bu alanların daha çok Aristoteles ve Dioscorides gibi Yunan bilginleri tarafından derlenmiş olan bilgi birikimine dayandırılmış olduğunu söylenebilir. Ancak, bu birikime Müslüman araştırmacıların yaşamış oldukları çevreden edindikleri bilgilerle kişisel gözlemleri de eklemek gerekir.

Erken tarihli biyoloji yapıtları, genellikle ansiklopedik bir nitelik taşır. Bunlarda, bitkilerle ve hayvanlarla ilgili yüzeysel gözlemlerin yanı sıra, hikayelere ve hadislere de yer verilmiştir. İncelenen bitkiler, daha çok tıbbî bitkilerdir. Hayvanlara ilişkin açıklamaların ise, özellikle at, deve ve koyun gibi gündelik yaşantıyı doğrudan doğruya etkileyen canlılar üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir.

Müslüman Bilim Adamlarının Bilinmeyen İlkleri

Yüzyıllar önce Semerkant, Bağdat ve İstanbul'dan Latinceye veya Fransızcaya çevirilen kitaplar ve buluşlar ilk bulan alimler göz ardı edilerek Avrupalı bilim adamları tarafından nasıl sahip çıkıldı?

Dekart, Galile, Kopemik, Newton, Lavoisier, Kepler, Wright Kardeşler, Toriçelli, Kristof Kolomb, Vasco de Gama...

İçimizde bunları tanımayan yoktur İlkokuldan başlayarak tanımaya başladığımız bu yabancı bilim adamları tarih kitaplarına bakarsanız, birçok önemli buluşun "ilk" sahibi. Yüzyıllar önce Semerkant, Bağdat ve İstanbul'dan Latinceye veya Fransızcaya çevirilen bir çok kitaplar ilk bulan alimler göz ardı edilerek Avrupalı bilim adamları tarafından sahip çıkıldı. Günümüzde batılı bilim adamları bunları yer yer itiraf etmektedirler.

Mesela "Newton'dan yerçekimini "ilk bulan" kişi diye bahsederiz. Oysa yerçekimini ilk keşfeden, bilim adamı, pek tanımadığımız bir müslüman:

Disketler tarih oluyor

Neredeyse 30 yıl boyunca dosya ve yazılımları taşıdığımız `floppy` disklerin üretimi durduruluyor. Sony firması, ilk kez 1981 yılında üretmeye başladığı disketleri Mart 2011`den itibaren artık satmayacak. Disketlerin`yavaş ölüm` süreci 1998 yılında Apple firmasının G3 iMac bilgisayarlara disket sürücü koymama kararı almasıyla başladı. Diğer bilgisayar üreticisi firmalar da

İlaç alma saatini unutmaya son

Periyodik alınması gereken ilaçların içilmesinin sağlanması için sinyal vererek uyaran 'İlaç Hatırlatma Kutusu' tasarlandı.

Özellikle yaşlılar ve alzheimer hastaları ile periyodik alınması gereken ilaçların içilmesinin sağlanması için tasarlanan “İlaç Hatırlatma Kutusu”nun, sinyal vererek uyarıda bulunduğu ve bundan da sonuç alınamaması durumunda çağrı merkezine bildirim yapılarak kişiye ulaşılmasını sağladığı bildirildi.

Sağlık ve güvenlik şirketi kurucusu Kasım İvgen, hizmete sundukları “İlaç Hatırlatma Kutusu”nun, periyodik olarak ilaç almak zorunda olanların ihmal ve unutkanlık gibi sorunlarına çözüm sunduğunu belirtti.

Abdülhamid devri Anadolu toprağına ne kattı?

Osmanlı İmparatorluğu’nu “müthiş bir belirsizlik bölgesi” ve tarihçilerin önüne konmuş “büyük bir bilmece” olarak gören Fernand Braudel, mevcut bakışlarımızın karşımızdaki gerçeği anlamaya yetmediğini, dolayısıyla daha fazla çalışmak gerektiğini söylemişti.
Osmanlı tarihi, uzun yıllar sabit ve hakkında son söz söylenmiş bir olgu olarak resmedildi. 1920’lerin ve 1930’ların tarih alanına getirdiği vurgu değişikliği, geçmişin tek bir karede dondurulabileceği yanılgısını da beraberinde taşımış oldu.

E-Kitaplar artık 3D

2010 senesi,üçüncü boyut teknolojisinin senesi diyebiliriz.

Geçtiğimiz sene hızlı bir yükselişe geçen 3D teknoloji trendi,2010 yılında da tüm gücüyle sektörde adını duyurmaya devam ediyor.Teknoloji son olarak elektronik kitaplara dahil olmaya hazırlanıyor.

Gwangju Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'ne bağlı Güney Koreli bilim adamlarının geliştirdiği yeni bir 3D teknolojisi, elektronik kitaplardaki kelimelerin üçüncü boyuta sahip olmalarını sağlayacak.

İktisat bilim dalı

İktisat veya ekonomi üretim dağıtım tüketim ticaret değişim ve bölüşüm ile ilintili etkinliklerin bütünü ile bu etkinlikleri inceleyen bir bilim dalıdır.

Bir etkinlikler bütünü olarak iktisat ya da ekonominin yapısı, uygarlık tarihi ve toplumsal yapılanmalar ile yakından ilişkilidir.

Daha genel olarak iktisat toplumların nasıl zenginleşeceği ve refah seviyelerinin artacağı sorusuna cevap arar. Bu süreçte izlenecek politikalar , işsizlik , enflasyon , üretim düzeyi gibi kavramlar iktisatın inceleme alanına girer.

Einstein'dan sözler

"Çok zeki olduğumdan değil, sadece sorunların üstünde daha çok duruyorum."

"Bilim önemlidir, fakat hayal daha da önemlidir."

"İki şey vardır ki ucu bucağı yoktur. Biri evren diğeri insanın ahmaklığı. Ama evren hakkındaki düşüncelerimden emin değilim"

"Neden beni hiç kimse anlamıyor, ama herkes beni seviyor?"

Bandura'nın sosyal öğrenme kuramı

Sosyal hayatta karşılaştığımız birçok öğrenme durumları sadece davranış kuramlarıyla açıklanamaz.İnsanlar birçok karmaşık davranışlarını uzun pekiştirmeler olmadan sadece gözleyerek öğrendikleri görülmektedir.Bebekler, konuşmayı çevresinde bulunan kişileri taklit ederek öğrenir.Cinsiyet rolleri; anne, baba ve kardeşlerden öğrenilir.Gençler ilgi duydukları alanlarda ünlü kişileri model alarak davranış oluşturur ve geliştirirler.

Ölümden sonra dirilme üniversitede bilim dalı

İnsanların klinikolarak öldükten sonra, yeniden yaşama dönmeleriyle ilgili olaylarıaraştırmak amacıyla, Pennsylvania Üniversitesi’nde "Diriliş BilimiMerkezi" adıyla bir kürsü açıldı.

TIP biliminde çok yeni olduğu belirtilen "klinik olarak öldükten sonrayaşama dönme" konusu, National Geographic’in TV kanalında "Ölümden GeriDöndüm" isimli belgeselde ele alındı. Pennsylvania Üniversitesi’nde biryıl önce açılan "Diriliş Bilim Merkezi" araştırma görevlisi Dr.Benjamin Abella, konuyla ilgili şunları söyledi:

ÜÇÜNCÜ BİR EVRE

Ömer Hayyam (Bilim Adamı Yönüyle)

Asıl adı Gıyaseddin Ebu'l Feth Bin İbrahim El Hayyam'dır. 18 Mayıs 1048'de İran'ın NİŞABUR kentinde doğan Ömer Hayyam bir çadırcının oğluydu. "Çadırcı" anlamına gelen soyadı babasının mesleğinden gelir.

Ömer Hayyam daha çok şiirleriyle anımsanır, oysa onun diğer bilim dallarında da önemli çalışmaları bulunmaktadır.İlgilendiği ve üzerinde çalıştığı konulara gelince:

Matematik - Fizik - Anatomi - Geometri - Şiir - Edebiyat - Tıp - Müzik

Yaşadığı dönemin tüm bilgileriyle donandığı bilinen Ömer Hayyam ne yazık ki yaptığı çalışmaların çoğunu yazmamıştır, oysa bugün daha çok Batı kökenliymiş gibi bizlere öğretilmiş birçok matematik ve geometri teorisinin gerçek babası Ömer Hayyam'dır.

Sponsorlu bağlantılar

Anket

Bilim ile ilgilenir misiniz?:

Son yorumlar

İçeriği paylaş