LYS Sınavlarında YGS yi telafi edin

Üniversiteye girmek isteyen adayları şimdi zorlu bir LYS süreci bekliyor. YGS sonrası adayların birçoğunda hedeflerine ulaşamamanın huzursuzluğu gözlenmektedir. Buna bağlı olarak ta LYS çalışmalarını bırakmayı ve hayallerini bir sonraki yıla ötelemeyi düşünüyor. Şu sıralar öğrencilerin en çok “YGS’nin LYS’ye etkileri ne kadar olacak?”, “LYS motivasyonunu nasıl kazanabilirim”, “ YGS telafi edilebilir mi?” sorularına cevap arıyorlar. Adayların ÖSYM sınav kalan süreci daha verimli değerlendirmeleri adına bu soruların cevabı önemli olmaktadır.

İki basamaklı sınav sisteminin, tek basamaklı sisteme göre avantajı telafi edilebilir olmasıdır Üniversiteye giriş sisteminde adayların hedeflediği bir programa yerleşebilmelerine üç ana kaynak etki etmektedir. Bunlar; YGS ve LYS sonuçları ile okul başarı puanıdır. YGS’nin LYS’ye etki durumunu maksimum % 40 olduğu bilinmektedir. Fakat bu durumu “YGS puanlarının % 40’ı LYS puanlarına eklenecek” şeklinde düşünmek yanlıştır. Çünkü YGS ve LYS’ler kendi içinde değerlendirilecektir. Örneğin, YGS-5 puanı değerlendirilirken 160 soru temel alınırken, TM-3 puanın değerlendirilmesinde soru sayısı 320 olmaktadır. Yine, TM-3’den tercih yapmayı düşünen bir aday YGS’de Fen Bilimler testinden 40 soruyu hiç cevaplamadığında TM-3 puanı hesaplanırken % 5 katkıyı alamayacaktır. Buna göre, YGS’de net yapma oranı düştükçe LYS’ye etki oranında da düşme gözlenecektir.
YGS’si beklendiği gibi gitmeyen adaylar için LYS’ler ayrı bir imkân olmaktadır. Durum böyle iken her adayın ÖSYM sınav YGS sonrası bir durum değerlendirmesi yapmalı ve “LYS puanımı yukarıya çekebilmem için ne yapmalıyım” şeklinde düşünerek çalışma stratejisi belirlemeli ve zaman kaybetmeden harekete geçmelidir.
Tüm bunları yapabilmek için adayların önlerinde yetecek kadar zaman aralığı vardır. Bu zaman içinde adayların YGS’si beklendiği gibi geçmemiş olsa dahi morallerini bozmadan LYS çalışmaları artırarak sürdürmeleri gerekir. Çünkü asıl puanlama LYS ile elde edileceğinden dolayı kesinlikle çalışmalar bırakmamalıdırlar. Özellikle bu dönemde hedefine kilitlenmiş adayların LYS çalışmaları artırarak devam ettirmeleri en isabetli bir yaklaşım olacaktır. Dolayısıyla öğrencilerin, gereksiz YGS psikolojisinden bir an önce kurtularak, çalışmalarına kaldıkları yerden devam ettirmeleri gerekmekledir. Çünkü esas olan ikinci basamak (LYS) sınavlarıdır.
YGS’de adayların daha çok kavrama yeteneği ve bilgiyi kullanma becerisi ölçülürken, LYS’lerde ise daha çok bilgi düzeyi ölçülmektedir. Bundan dolayı LYS çalışmaları da YGS çalışmalarından farklı olmalıdır. Bu durumda adayların öncelikle girecekleri LYS’lere kaynaklık eden ders konularıyla ilgili bilgi düzeylerini artırmaları gerekir. Ancak konular bittikten sonra test çözümlerine geçmek en akıllıca bir yaklaşımdır. Bu süreçte öğrenilen bilgilerin kalıcı olması için belli aralıklarda tekrarlar önem kazanmaktadır. LYS’ler çoğunlukla bilgiye dayalı sorulardan oluştuğu için, çalışma alışkanlığı olan, ders çalışan adaylar için çalışmanın karşılığının alınacağı bir sınavlardır. Bu nedenle öncelikle girilmesi düşünülen LYS’lere kaynaklık eden ders konularının belirlenmesi, zamanın planlanması, çalışmaların ertelenmemesi, tekrarların uygun kaynaklardan yapılması ve konular bitince de deneme sınavlarıyla çalışma yeterliliğinin belirlenmesi gerekir.

İkinci sınava doğru her ne kadar adaylar daha çok pratik yapmayı tercih etse de eksik olduğunu düşünlen dersleri dikkatlice dinlemek ve bilgileri tazelemek her zaman en iyi bir öğrenme yöntemidir. Okulda veya dershanede görülen derslere, konuyu daha önceden okuyarak gitmek ve derste dinleyerek bilgileri pekiştirmek bilginin kalıcı olmasını sağlamaktadır. Konuyla ilgili yapılan ön okumalar, çıkarılan sorular ve konu üzerinde tartışmalı test çözmekten oldukça faydalı bir yöntemdir.
YGS sonrası yapılan değerlendirmelerde, soruların zorluk derecesinin geçen seneki sorularla benzerlik gösterdiği şeklinde. Bu da gösteriyor ki LYS’ler de bu sene benzer zorlukta sorular gelecektir. Bu yüzden farklı sorulara ve zamana karşı yarışta çalışma temposunu artırmakta yarar olacaktır.
YGS sonuçlar, muhtemelen 3 hafta içinde açıklanması bekleniyor. Sınavın beklenenden zor geçmesi göz önüne alındığında tahminlere göre barajı aşmak için her test grubundan 8’er tane olmak üzere toplamda da 32 civarında net yapan öğrenciler 180 ve üzeri puan alabileceklerdir. ÖSYM sınav Bu da yaklaşık bir milyon 400 civarında öğrencinin barajı aşacağı anlamına geliyor. Sınavsız geçiş hakkından yararlananlarla birlikte YGS ve LYS sonuçlarına göre açık ve örgün öğretim kurumlarını 750-800 bin öğrenci alınacak. Yani üniversiteye girmek, bu yıl hiç de zor olmayacak.
Unutmamak gerekir ki, eğer adaylar YGS’de zorlanmışsa bu durum sadece kendi için değil sınava giren tüm adaylar için söz konusudur. O halde, yapılması gereken sadece LYS’lere odaklanıp YGS psikolojisinden bir an önce çıkılmasıdır.
YGS beklenilenin altında gelme endişesi, havaların ısınması, LYS konularının bilgiye dayanması öğrencileri hedefinden saptırmamalıdır.
Faruk ARDIÇ
Fem Yayınları
Rehberlik Koordinatörü

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Bilim ile ilgilenir misiniz?:

Son yorumlar