Coğrafya terimleri A-

A--

Aa: Katılaştığı zaman pürüzlü ve çatlaklı bir yüzeye sahip olan lav türü.

Abisal düzlük: Kıta sahanlığının ötesinde uzanan ve ortalama derinliğin 4000 m olduğu okyanus tabanı.

Açık Havza: Sularını denize ulaştırabilen havzalara açık havza denir

Açısal Hız : Dairesel hareket yapan Dünya üzerindeki bir noktanın birim zamanda oluşturduğu dönüş açısıdır. Dünya, ekseni çevresindeki hareketi sırasında 4 dakikada 1 derecelik, 1 saatte 15 derecelik, 24 saatte 360 derecelik dönüş yapar. Açısal hız, dünya üzerindeki her noktada aynıdır.

Ada: Deniz ya da göl suları ile çevrili küçük kara parçası.

Ada yayı: Kavisli yanardağ adaları hattı.

Aeroloji: Hava araştırmaları bilimi.

Afel: Güneş elips şeklindeki yörüngenin tam ortasında değildir.Bu nedenle yıl içinde Dünya Güneşe bazen yaklaşır, bazen de uzaklaşır.En uzak olduğu tarih 4 Temmuzdur. Bu noktaya Afel(günöte) denir.Dünyanın Güneşe olan uzaklığı yaklaşık 152 milyon km’dir.

Ağıl : Hayvanların barındığı, çevresi taş veya ahşap ile çevrili yerlere ağıl adı verilmektedir. Ağıllar zamanla nüfusun artmasına bağlı olarak sürekli yerleşme haline gelebilir. Sürü sahipleri tarafından kurulan ağıllar kış mevsiminde hayvanların korunması amacıyla kullanılır.

Ağız: Magma, volkanik gazlar ya da buharın yüzeye çıktığı yeryüzündeki açıklık.

Akaçlama veya drenaj havzası: Akarsuları oluşturan yani yüzeysel akıma geçen sularının toplandığı alandır.

Akarsu : Belirli bir kaynaktan doğan, yağmur ve kar suları ile beslenen ve arazinin eğimine göre akıp giden sulara akarsu denir.

Akarsu akımı (Debisi) : Akarsuyun herhangi bir kesitinden birim zamanda geçen su miktarına (m3) akım veya debi denir

Akarsu havzası: Bir akarsuyun sularını topladığı bölgeye denir. Havzası en geniş olan akarsu Amazon’dur.

Akarsu hızı: Akarsuyun birim zamanda aldığı yoldur. (m / sn). Akarsu hızı Muline denilen bir araçla ölçülür.

Akarsu kaynağı: Akarsuyun doğduğu yerdir.

Akarsu rejimi : Akarsuyun akımının yıl içerisinde gösterdiği değişmelere rejim ya da akım düzeni denir.

Akarsu yatağı: Kaynakla ağız arasında uzanan, akarsuyun içinden aktığı çukurluktur.

Akarsu ağı: Akarsuların tüm kollarını kapsayan örgüdür.

Akifer: İçinde suyun birikip akabildiği geçirgen kayaç bölümü.

Akım: Bir akarsuyun yatağının herhangi bir kesiminden geçen su miktarıdır. Akım miktarı genel olarak, genel olarak m3 / sn olarak ifade edilir.

Akış: Suyun akış şeklidir. İki türlü akış şekli vardır:
1)Laminan Akış:Yer altı suyunda olduğu gibi su moleküllerinin birbiri üzerinde kayması ile oluşan akıştır; bunun hızı saniyede mm'nin kesirleri halinde olup son derece yavaştır.
2)Turbülent akış:Suyun dikey yönde hareket etmesiyle oluşan akış tipi olup, akarsularda görülmektedir.

Albedo: Herhangi bir yüzey üzerine gelen Güneş ışınlarının yansıyan ışına oranıdır.

Alçak basınç: Genellikle hava basıncının 760 mm civa sütunundaki basıncından veya 1013 mb'dan az olduğu hava kütlelerinin basıncıdır.

Alizeler : 30° enlemlerinden (DYB) Ekvator’a (TAB) doğru esen rüzgarlardır. Dünya’nın ekseni çevresindeki hareketi nedeniyle sapmaya uğrayarak, Kuzey Yarım Küre’de kuzeydoğudan, Güney Yarım Küre’de güneydoğudan eserler. En düzenli ve sürekli esen rüzgarlardır. Okyanus akıntılarının yönlerini düzenlerler. Başlangıçta kuru olan bu rüzgarlar, deniz üzerinden aldıkları nemi Ekvator çevresine yağış olarak bırakırlar.

Alokton: Bulunduğu yerde oluşmamış, başka sahalardan çeşitli yollarla taşınarak gelmiş, bulunduğu yere yabancı olan malzeme, kütle vs kapsamaktadır.

Alpin: Alp dağlarına veya dağların yüksek kesimlerine ait olan orman-ağaç yetişme sınırının üstü.

Alpin bitkiler: Ağaç yetişme sınırının üstünde çoğunlukla otsu türlerden oluşan bitkiler.

Altimetre : Madeni barometrelerin bir çeşididir. Yükseldikçe basıncın azalması kuralına dayanılarak, yüksekliklerin ölçülmesi amacıyla yapılmıştır.

Ana materyal: Temeli oluşturan malzemelerdir. Bu malzeme kaya olabileceği gibi, alüvyon gibi ince ve yumuşak malzemelerden de ibaret olabilir.

Ana yön : Güneşin doğduğu taraf doğuyu, battığı taraf batıyı gösterir. Bunları dik kesen yönler, kuzeyi ve güneyi gösterir. Bunlara ana yönler denir.

Andezit : Eflatun, mor, pembemsi renkli dış püskürük bir taştır. Ankara taşı da denir. Dağıldığında killi topraklar oluşur.

Anemometre (rüzgar ölçer) : Rüzgarın hızını ölçmeden kullanılan alet.

Aneroid Barometre : Madeni barometredir. Cıvalı barometrelerin kullanım alanının sınırlı olması ve taşıma zorluğu nedeniyle geliştirilmiştir.

Anomali: Normal değerin üzerinde ve altında olan değerler için kullanılır. Örnek olarak, sıcaklık anomalisi +5°C denildiğinde, bu sahanın sıcaklığının normal sıcaklığa göre 5°C'den fazla olduğu ifade edilir.

Antesedans olayı: Herhangi bir kara kütlesi yükselmeye uğrarsa ve bu kütle üzerinde daha önce kurulan akarsu kütleyi yararsa, bu olaya antesedans olayı, akarsuyun açtığı, yardığı vadiye de Antesedant yarma vadi denilmektedir.

Antiklinal: Kubbe şeklinde kıvrım yapan tabaka.

Antisiklon: Çevredeki basınca göre daha yüksek basınca sahip bölge.

Aphel : Bakınız : Günöte.

Araziden Yararlanma Haritaları : Bir bölgede arazinin nasıl kullanıldığını gösteren haritalardır. Bu haritalar yardımıyla ekili-dikili alanların, çayır ve mera alanlarının, orman alanlarının, bölünüşü ile kayalık, bataklık gibi kullanılmayan alanlar hakkında bilgi edinilir. Tarımın türü ve tarım ürünleri de bu haritalarda gösterilir.

Artçı şok: Şiddetli bir depremden sonra yeraltındaki kayaların yerlerine yerleşmelerinin yol açtığı hafif sallantı ve titreşimler.

Artezyen : Basınçlı yeraltı sularıdır. İki geçirimsiz tabaka arasındaki geçirimli tabaka içinde bulunan sulardır. Tekne biçimli ovalar ve vadi tabanlarında bu tür sular bulunmaktadır.

Artezyen kaynağı: Tekne biçimindeki iki geçirimsiz tabaka arasındaki geçirimli tabakaya açılan bir sondaj ile suların püskürerek yer yüzüne çıkmasıdır. Diğer kaynaklardan ayrılan yanı beşeri faktörlerin etkisiyle yer yüzüne çıkmasıdır.

Asılı vadi: Buzul aşındırmasına uğrayan sahalarda, ana vadinin buzulla fazla aşınması sonucu, ana vadiye açılan tali vadilerin yüksekte kalması veya dikey faylaşmanın olduğu sahalarda yükselen blok üzerinde kalan vadilere denir.

Asit yağmuru: Atmosferdeki kirlilik oluşturan maddeleri emmiş olan ve bu nedenle daha asidik hale gelen su damlalarını içeren yağmur. Bu terim, havadan yere düşen ve havayı kirleten kuru kirleticiler içinde kullanılır.

Astenosfer: Dünya'nın mantosunda, sıcak kayaçlardan oluşan 80-200 km kalınlığındaki tabaka.

Aşınım yüzeyi: Belli jeolojik devirlerde, belli seviyeye göre arazinin aşınması ile oluşan düz alanlardır.

Aşınma: Kara yüzeyinin, yağmur, dalga, akarsu ve buz etkisiyle yavaşça yok olması.

Atmosfer : Dünya’yı çepeçevre saran gaz örtüsüne atmosfer denir. Atmosferin alt sınırı, kara ve deniz yüzeyleriyle çakışır. Üst sınırını ise yerçekiminin etkisi belirler. Ekvator’dan kutuplara doğru yerçekimi arttığı için atmosferin şekli Dünya’nın şekli gibi küreseldir.

Atmosfer Basıncı : Atmosferi oluşturan gazların belli bir ağırlığı vardır. Gazların yeryüzündeki cisimler üzerine uyguladığı basınca atmosfer basıncı denir.

Atmosfer olayı: Atmosferde meydana gelen yağmur, sis, rüzgar, bulut vb olaylara atmosfer olayı denir.

Atmosfer sirkülasyonu: Troposfer, yani Dünya'yı saran 8-10 km kalınlığındaki atmosfer katında cereyan eden hava dolaşımı.

Atol: Halka ya da at nalı şeklindeki mercan kayalığı.

Ay tutulması: Ay Dünya’nın gölge konisinde veya yarı gölge konisinde bulunursa Dünya’dan Ay’ın tamamı ya da bir kısmı görülmez, bu olay ay tutulması olarak adlandırılır. Dünya ile Güneş ve Dünya ile Ay arasındaki uzaklıklara göre Ay’ın tamamı veya bir kısmı Dünya’nın gölge konisinde bulunabilir. Bunun sonucunda farklı şekillerde ay tutulmaları görülür:Ay’ın tamamı Dünya’nın gölge konisi içerisinde yer alırsa tam ay tutulması, bir kısmı yer alırsa parçalı ay tutulması gerçekleşir. Ay Dünya’nın yarı gölge konisi içerisinde yer alırsa Ay’ın bütün yüzeyi Güneş’in ancak bir kısmından ışık alacağı için Ay’ın soluk bir görünüşü olur ki buna sönük ay denir. Ay’ın yörüngesi Dünya’nın gölge konisinin uzantısından geçmediği için halkalı ay tutulması olamaz.

Aydınlanma çemberi: Dünyanın karanlık ve aydınlık olan bölümlerini ayıran sınırdır.

Ayrışma: Havadan etkilenen kayaçların çeşitli süreçlerden geçerek yıpranıp aşınması ve parçalanması olayı.

Ay’ın evreleri : Ay Güneş’ten aldığı ışınları yansıttığından ve Dünya’nın etrafındaki hareketinden dolayı farklı şekillerde görülmektedir. Ay’ın değişik şekillerde görülmesine Ay’ın evreleri denir. Ay, Güneş ile Dünya arasına girdiğinde, Ay’ın karanlık yüzü Dünya tarafında olur. Bu durumda Ay’ı göremeyiz. Ay’ın bu evresine yeni ay denir. Yeni ay evresinden yaklaşık bir hafta sonra Ay’ın Dünya’ya bakan yüzünün yarısı görülür. Bu evreye ilk dördün denir. İlk dördün evresinden yaklaşık bir hafta sonra, Ay’ın Dünya’ya dönük yüzünün tamamı görülür. Bu evreye dolunay adı verilir. Dolun Ay evresinden yaklaşık bir hafta sonra, Ay’ın Dünya’ya dönük yüzünün yarısı görülür. Bu evreye son dördün denir.

Aysberg (Buz dağı) : Buzullardan kopup, denize kadar ulaşan kalın buzul parçaları deniz içinde ilerlemeye devam eder. Buzun yoğunluğu, deniz suyunun yoğunluğundan az olduğu için su tarafından kaldırılır. Yüzlerce metre kalınlıkta ve kilometrelerce uzunluktaki bu buz dağlarına aysberg denir.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Bilim ile ilgilenir misiniz?:

Son yorumlar