Muhteşem Gözler 1

Muhteşem Gözler 1

Göz, "Gözleri düşünmek beni bu teoriden soğuttu" diyen Darwin'den beri evrimcileri çıkmaza sürükleyen organlardan biridir. Gözün yapısı ve işlevleri incelendiğinde, evrimcilerin bu kaçışlarının sebebi daha iyi anlaşılır.

Göz, birçok farklı organel ve bölümden oluşmuş kompleks bir yapıya sahiptir.

Hayret uyandıracak kadar geniş kapsamlı işlevleri vardır. Bu geniş kapsamlı işlevler, gözü oluşturan farklı organel ve bölümlerin uyum içinde çalışmaları sonucunda gerçekleşir. Üstelik gözler her canlı türü için o canlının ihtiyaçlarını karşılayacak özelliklerde yaratılmışlardır.

Yüce Allah, canlı gözlerini kamera ve birleşik tip gözler olmak üzere iki farklı türde yaratmıştır. Ancak bu iki tip gözün çalışma sistemleri ve canlı türleri arasındaki çeşitleri oldukça farklıdır. Kuşkusuz bu durum Yüce Allah’ın yaratma sanatındaki sonsuz çeşitliliği ve üstün aklı göstermektedir. Şimdi bu göz tiplerinin özelliklerini birlikte inceleyelim ve Yüce Allah’ın kusursuz yaratışına bir kez daha şahit olalım.

Kamera Tipi Gözler

Kamera tipi göz tasarımı insanlarda, omurgalı hayvanlarda, bazı su canlılarında ve örümceklerde görülür. Bu tip gözlerde, bir retina üzerinde görüntüleri odaklamak için tek bir mercek kullanılır. Bu yapı, ışığın kırılması prensibiyle çalışır. Dışarıdan gelen ışık, gözün ön kısmındaki mercekten kırılarak geçer ve bu sayede gözün arka kısmında odaklanır. Genelde denizanası gibi deniz canlılarında da ufak tefek bazı değişikliklerle bu göz yapısına rastlanır. Denizanalarında da bu tip göz yapısının görülmesi evrimcilerin basitten gelişmişe doğru uzandığını iddia ettikleri canlıların sözde evrimsel gelişim çizgisini alt üst etmektedir. Çünkü onların hayali evrim süreçlerine göre evrimin en üst basamağında yer alan insanın, en üstün göz özelliklerine sahip olması gerekir. Oysa onların senaryolarına göre en alt basamaklarda yer alan denizanası da benzer göz özelliklerine sahiptir. Üstelik kamera tipi gözlere sahip canlıların bazılarının görme kabiliyetinin, insanınkinin çok daha üstünde olması, evrimin olmadığının en belirgin kanıtlarından biridir. Bu durum, bir Kuran ayetinde şöyle bildirilir:

"Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir..."(Enbiya Suresi, 18)

Kamera tipi gözlerin canlıya kazandırdığı en önemli avantaj odaklama yapmasıdır. Odaklamadaki isabet, göz ve beyin arasındaki interaktif kontrolün sonucudur. Herhangi bir şeyin görüntüsünü almak istediğimizde uzaklığın ayarlanması için kameranın otomatik olarak yaptığı bu işlem, kamera tipi gözlerde, uzaklığa bağlı olarak lensin bakılan noktaya odaklanmasını sağlayan kaslar vasıtası ile gerçekleştirilir. Ancak elde edilen görüntü, netlik, kalite ve üç boyutlu oluşu sebebiyle hiçbir zaman insan yapımı kameralarla kıyaslanamayacak derecede mükemmeldir. Nitekim lens malzemeleri, ışık alıcılarının çözünürlüğü, renk görüşü bazı canlılarda insanlarınkinden çok daha üstündür. Örneğin kuşların kamera tipi gözleri, uzak yerlerdeki küçük hedefleri yüksek netlikte görmelerini sağlayan çok yakın yerleştirilmiş fotoreseptörlere sahiptir. Bu hücreler normalde göze yansıyan ışığı, görme sinirindeki hücrelere iletilen ve burada görüntü olarak işlenen elektrik uyartılarına dönüştürürler. İnsan gözü fotoreseptörleri ise çubuk ve hunilerden oluşur. Çubuklar loş ışıkta işlem görürler ve görsel keskinliği sağlamaktan ve renk algılamadan sorumludurlar. Renkli ortamlarda daha iyi görebilmeleri için bazı canlılarda, çubuklar farklı renk pigmentlerine sahiptirler. Örneğin Yüce Allah gece avlanan hayvanların çubuk ve huniler şeklindeki fotoreseptörlerini, diğer canlılara göre daha yüksek netlik sağlamaları için daha yoğun olarak ve farklı biçimde yaratmıştır.

İğne Deliği Göz Tipi

İğne deliği tipi göz, Nautilus ve Planarianda gibi bazı deniz canlılarında bulunur. Bu lens gerektirmeyen bir göz tipidir. Işık kamera gözünde olduğu gibi bir lens ile odaklanmaz. Bu tür optik tasarıma bir örnek, 1930 ve 1940’larda çıkan pinhole kutu kameradır. Bu kamera herhangi bir lens olmadan, resimden resime değişen doğal optik ışık dağılması kullanarak çalışır. Bu göz tipine sahip canlılar da farklı ışık değişikliklerine uyum sağlamak için değişken göz bebekleri kullanılırlar.

Bu tür göze sahip canlılardan biri olan Nautilus, 4000 metre derinliğe kadar dalar. Elbette derin sularda ışık çok azalır. İşte bu canlının göz bebekleri de derinliğe bağlı olarak değişiklik gösterir. Okyanusun derinliklerinde belli bir görüntüyü tespit için daha fazla ışığa gerek duyduğunda, gözlerindeki retinada geniş bir göz bebeği oluşur.

Bu canlının göz yapısı cisimleri üç boyutlu olarak görmesine uygun olmayabilir, ancak yaşaması için asıl gerekli olan, ışığa duyarlı bir göz yapısına sahip olmasıdır. Yüce Allah canlının bu gereksinimini tam ihtiyacına yönelik olarak yaratmıştır.

Bileşik Gözler

Pek çok tekil mercekten oluşan bu göz tipi çok farklı canlı türlerinde ortaya çıkar. Bu göz tipinde, ıstakoz gözlerinde olduğu gibi, bazen ışığın kırılma prensibi yerine yansıma prensibi kullanılarak görme sağlanır.

İçBükey Ayna Göz Tipi

İçbükey ayna tasarımı bazı küçük gözlerde bulunur. Örneğin bir deniztarağı koruyucu kabuğunu açtığı zaman içbükey ayna tasarımlı birçok gözü belirir. Her küçük içbükey ayna küçük retinalarda tersine çevrilmiş bir görüntü oluşturur. Retinada görüntü oluşturmak için lenslere destek olarak yansıtıcı aynalar vardır. Görüntü saydam göz alıcıları olan dizilerden oluşan saydam retinada odaklanır ve yansıtıcı aynalar vasıtasıyla küçük bir alanda oldukça iyi çözünürlükle görüntü elde edilir. Bu göz yapısıyla geniş bir alanda yüksek netlikte bir görüş yakalamak zordur. Fakat bu göz yapısına sahip canlılar, hem hareketleri hem de ışık ve karanlık arasındaki farkı kolaylıkla ayırt edebilirler.

İlave Mercekli Göz Tipi

İlave bileşik tipi göz, karıncalar, yusufçuklar, yaban arıları, arılar gibi böcek türlerinde görülür. Bu göz tipinde gözün üzerinde her birinde ayrı lens ve ışık sensörleri bulunan 30.000'den fazla tüp vardır. Bu tüplerin her biri bütün bir görüntünün küçük bir parçasını görmeye yarar. Yani her tüp resmin bir bölümünü alır. Her tüp gelen resmin parçalarını bir araya getirmek için bir lense ve hafif bir boruya sahiptir. Tüplerin lensi ışığı farklı açılardan ayırmak için kendi alıcılarını kullanır. Tüplerden gelen farklı sinyaller beyne aktarılır ve burada birleştirilerek tek bir görüntü elde edilir. Bu, elbette böceklerin evrimcilerin sandığı gibi basit canlılar olmadığının en önemli kanıtıdır. Her tüpten gelen görüntünün beyinde tek bir görüntü halinde toplanması, tüplerin sahip olduğu özellikler, kuşkusuz Yüce Allah’ın üstün aklına ve yaratma sanatındaki kusursuz detaylara örnek oluşturur.

"Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkâr edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz." (Bakara Suresi, 26)

Yansıtma Mercekli Göz Tipi

Istakoz gözü ve bazı karideslerin gözleri ise, "yansıma" prensibiyle çalışır. Bu tip gözlerin ilk dikkat çeken özelliği yüzeyinin çok sayıda kareden oluşmasıdır. Bu kareler son derece düzgündür. Istakoz gözü üzerindeki bu düzgün kareler, aslında birer kare prizmanın ön yüzeyidir. Istakoz gözündeki bu kare prizmaların her birinin iç yüzeyi "ayna" yapısındadır. Bu ayna benzeri yüzeyler ışığı kuvvetli biçimde yansıtır. Bu tasarımın en önemli noktası ise, bu ayna yüzeylerden yansıyan ışığın, daha arka taraftaki retina üzerine kusursuz bir biçimde odaklanmasıdır. Gözün içindeki bu prizmaları Yüce Allah öyle bir açıyla yerleştirmiştir ki, hepsi ışığı hatasız bir biçimde tek bir noktaya yansıtır.

Buradaki yapı elbette tesadüflerle açıklanamayacak kadar mükemmeldir. Hepsi kusursuz birer kare prizma olan hücrelerin içi, ayna özelliği gösteren bir doku ile kaplıdır. Dahası bu hücrelerin her biri, ışığı aynı noktaya yansıtmak üzere çok ince bir geometrik hesapla yerlerine yerleştirilmiştir.

Kırılma Mercekli Göz Tipi

Bu göz tipi bazı sineklerde, böceklerde, ıstakoz ve karides dışındaki kabuklular sınıfında yer alır. Burada çok küçük bir retinada ters çevrilmiş görüntüyü oluşturmak için parlak kırılma çubukları bulunur. Bu göz yapısında gözün içinde yüzlerce küçük petek vardır. Ama petekler ıstakoz gözündeki gibi kare değil, altıgen ya da yuvarlaktır. Daha da önemlisi, bu peteklerin içinde ışığı yansıtan değil, kıran mercekler bulunur. Mercekler ışığı kırarak arkadaki retina tabakası üzerinde odaklar. Bu göz tipine sahip canlılar geniş bir görme alanına sahiptirler.

Kabuklular sınıfındaki türlerin çok büyük bölümünde, "kırılma tipi" mercekli göz yapısı vardır. Kabukluların sadece iki türü, ıstakoz ve karideste ise, "yansıtma tipi" aynalı göz yapısının bulunması evrim teorisini çürütmektedir. Çünkü evrimcilerin iddia ettiği gibi kabuklular sınıfına dahil edilen tüm canlılar eğer ortak bir atadan evrimleşmişlerse, "yansıtma tipi" aynalı göz yapısının da sözde "kırılma tipi" mercekli göz yapısından evrimleştiğini kabul etmek gerekir. Ancak böyle bir dönüşüm imkansızdır. Çünkü her iki göz yapısı da kendi sistemleri içinde mükemmel çalışmaktadır ve hiçbir "ara" aşama işe yaramayacaktır. Kabuklu bir canlının gözlerindeki merceğin yavaş yavaş yok olması ve eskiden merceğin bulunduğu yerde aynalı yüzeylerin oluşması, canlıyı henüz ilk aşamada görme yeteneğinden yoksun bırakacak ve dolayısıyla doğal seleksiyon mekanizmasında elenmesine neden olacaktır.

Parabolik Bileşik Tipi Göz

Bu tip gözde her lensin içindeki parabolik yüzey ışığa yansıtıcı bir çubuktan odaklanır. Parabolik yansıtıcı mercekler küçük bir retina gibi çalışan lens dizileridir ve görüntüyü oluşturmak için hepsi aynı anda ortak çalışırlar. Her lens bir Galile teleskobu gibi işlev görerek uzaktaki cisimleri büyütür, büyük ve ters bir görüntü oluşturur. Hermit yengeci tıpkı bir teleskop gibi çalışan ve uzaktaki cisimleri de görmesini sağlayan bu gözleri ile kendini tehlikelerden koruyabilir.

Ahtapotlar: Ahtapotun tek bir merceği soğan gibi tabakalara sahiptir. Her tabaka birbirinden biraz farklı optik özellikleri ile ışığı odaklamaya yardım eder.

Balinalar: Balinalarda, merceğin arkasında bulunan bir oda bir sıvı ile dolup boşalır. Bu şekilde mercek retinaya yakınlaşır ya da uzaklaşır.

Amfibiler: Kurbağa, kaplumbağa türleri gibi, hem suda hem karada yaşayabilen canlılar olan amfibilerde ise bir kas, merceği öne ya da arkaya hareket ettirir. Görme işlemi bu şekilde gerçekleşmiş olur.

Yusufçuklar vücutlarıyla kıyaslandı-gında çok büyük gözlere sahiptirler. Yusufçuğun gözünün vücuduna oranı insana uygulanacak olursa çok ilginç bir sonuç elde edilecektir.

Harun Yahya

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Bilim ile ilgilenir misiniz?:

Son yorumlar